Pazar, Aralık 14, 2014

Koş !

O bana bir ruhum olduğunu öğretmişti ve ben de onun şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak, bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum. Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değillerdi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi. 

Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden meydana çıkıyordu. Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için her şeyi çiğneyerek birbirine koşuyordu.

Perşembe, Ekim 16, 2014

İş Dünyası / Rule 1 - Ona küçük ve sinsi oyunlar oynayın !

Meraba,

İş hayatından nefret etmeye başlamam yakındır. Şimdilik nötrüm. Ama ego savaşlarından ve iki arada kalmaktan ciddi anlamda sıkılmaya başladım. Üstelik bu egoların sahipleri aslında 3 kuruş etmeyecek tipler bakınca. Yani hal böyleyken bu kadar egoya sahip olmaları insanı daha da sinirlendiriyor. Gerçi nasıldı o ? Cehalet, mutluluktur. Bu adamlar ki cahil ve bir o kadar mutlular. 

Tüm bu kılıç kuşanmış egoların arasında ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. Tarzım olmayan insanlara bu tarz benim değil diyemiyorum. Küçük beyinlerinde kurdukları küçük oyunlarla "En iyi benim!" diyebileceklerine inandıkları için çok üzülüyorum. Bu oyunların içine beni de dahil ettikleri için hem onlar adına hem de kendi adıma üzülüyor ve geriliyorum. Ve ben gerilince işler hiç bir zaman daha iyiye gitmez!  

Ben de insanım da!

Hoşça kalın. 




Perşembe, Ağustos 21, 2014

Zamanın Ruhu

Günaydın, günaydın. 

Şu an saat 08:35. Pek çok şanslı insan hala yumuşak yataklarında uyuyor ve bunu bilmek bana acı veriyor. UYANIN! Bence yani.

Günlerin bu kadar hızlı geçmesine gerçekten inanamıyorum. Ağustos 21 olmuş. Bana kalsa hala Mayıs falan olmalıydı. Neyse, bu konuda düşünüp düşünüp çıldırmaktan başka bi'şey gelmiyor elimden.

Yarının Cuma olması oldukça güzel. Yarın İstanbul'a gidiyor olmam da ayrı güzel. ihih ^^ İstanbul'u ve İstanbul'da olmayı gerçekten özlüyorum. Rennes'i ve Rennes'de olmayı da özlüyorum. Sanırım şu an içinde bulunduğum şehri ve bu şehirde olmak dışında her şeyi özlüyorum. 

Mesela şimdi Ç.'yi de özledim.  

*Ben şuraya 3 satır yazı yazana kadar 10:19 olmuş. Biri zamanı durdursun lütfen. 

 

Perşembe, Temmuz 24, 2014

Melaba,

Ben baya mutluyum da bilin istedim. ihih ^^

Perşembe, Haziran 12, 2014

mükem-

Şimdi şöyle ki her insan hata yapabilir. Fakat lakin ki öyle değildir. 

İşim konusunda hata yapmak istemiyorum. Evet, belki hata yaparak öğreneceğim hata yapmamayı. Ama olsun işte. Ben hata yapmak istemiyorum. Sanırım her geçen gün ben daha çok başak burcu oluyorum.  

Yazık bana bee. 

Çarşamba, Haziran 04, 2014

To Do

Mütemadiyen to do listeme bi'şeyler ekliyorum. Ama sonuç yok. Bu aralar yine çok İpek'im. 


Cuma, Mayıs 16, 2014

Kara Elmas Tabut Olmuş

Merhaba,

Bugün Ördekler'in doğum günü. 4 yaşına bastı keratalar. Tabi böyle bir zamanda doğumgünü kutlamaya mecalimiz yok. Ne onların ne de benim. Sadece bilin istedim. 

Zaten yeterince moralim bozukken ilk yazdığım postlara bakarken farkettiğim şeyle daha da beter oldum. Blogu açtıktan 5 gün sonra o dönem yaşanan 30 madencinin hayatını kaybettiği maden kazası ile ilgili bi'şeyler karalamışım. 4 yıl önce 30 can yitip gitmişken 4 yıl sonra bugün 284 canı kaybettik. Hoş 284 diyoruz da doğruluğu da tartışılır hani. Her geçen gün bir adım ilerlemek yerine binlerce adım geri atıyoruz. Düşündükçe boğazımda bi'şeyler düğümleniyor. Nefesim kesiliyor. Ölüyorum. 

Birileri "Madencinin kaderidir ölüm". Ölmek bir mesleğin kaderi olabilir mi diye düşünüyorum. Bu topraklar da oluyor. Kaza da ölmese daha sonra çıkıyor vurduğu her kazmanın acısı. Dedem gençken madencilik yapmış birkaç sene. Sadece birkaç sene. Başına hiç iş kazası gelmemiş ama ölüm nedeni tüberküloz. Yani verem. Bugün halen yaşayan ve geçimini madencilikle sağlayan diğer işçilerin sonu ne olacak? 

Ne olur artık olmasın. Ne olur olmasın. Ne olur. 
Ben dayanamıyorum. Onlar nasıl dayansın?