Salı, Eylül 06, 2011

moda ve dünyamız

evet. bunun ne zaman olacağını ben de sizler kadar merak ediyordum. ve sonunda oldu. ben de moda hakkında bi şeyler gevelemeye karar verdim. kendimi daha fazla durduramazdım. üzgünüm.
*
moda denen kavramı oldum olası anlayamamış biri olarak yazıyorum bu satırları. benim bildiğim bi insanın kendine has giyim tarzı vardır. karakteriyle müsemma tabi. kimi insan jean, tişört ikilisinden vazgeçemez. kimisi elbise, topuklu der başka şey demez. hal böyleylen moda diye çıkan bi durumun herkesce benimsenmesi hayret verici. "hadi kızlar bu yıl hepimiz bordo giyiyoruz. bu senenin moda rengi borda" hurraaa. sokakta gördüün 100 kişiden 80'i bordo. ezik bi durum yani.
*
bunlar yine o kadar dert değil gerçi. insan bir şekilde kendine uyarlayabilir. çok da yakıştırabilir. ki zaten moda bloglarında ağzımız açık izliyoruz çoğunu yani. yeniliklere kapalı biri olarak algılamayın beni o yüzden. ben de kendi çapımda takip ediyorum olan biteni. hoşuma giderse de alıyorum, takıyorum, giyiyorum vs. mesela bakın ne güzel yapmış elin kızı.
*
*
asıl gelmek istediğim şu ki moda kisvesi altında olmayacak şeylerin önümüze konması. şu resmi gördüğüm andan beri düşünüyorum mesela. bu nedir yea? bu nedir böyle?
*
*
saat dediğin ne işe yarar? zamanı gösterir di mi? merak edince bakarsın "aa saat kaç olmuş yea?" felan. evrendeki görevi budur yani saatin. ama allah aşkına siz söyleyin. bu şekilde bi saat nasıl kullanılabilir? bu saate bunu takan hanım kızımız nasıl bakabilir? bunu "moda" diye "tasarım" diye önümüze koyanı kınıyorum ve ona laflar hazırladım. her yerinden öpüyorum seni rüştü!
*
neyse. koyun meler, kuzu meler. sular hendeğine dolar. ağlayanlar bir gün güler. gamlanma gönül gamlanma. öptüm. bye.

4 yorum:

naber?