Pazar, Temmuz 10, 2011

yazacak bir şey bulamıyorum vol 6341

evet. bütün gün yiyip, içip, yatmaktan başka hiçbir şey yapmıyorum. ne kadar mutluyum anlatamam. tek sorun herhangi birileriyle muhattap olmadığımdan ya da herhangi bir şeyle uğraşmadığımdan mütevellit buraya yazacak bir şey de bulamıyorum. ayrıca "yazacak bir şey bulamıyorum" cümlesi bu blogun %70'ini felan tanımlıyorum. bunun da farkındayım ve çok mustaribim. neyse.
otomatik portakal bitti. beğendim. üzerine çok şey yazabilirim ama yazasım yok. the truman show'u izledim. o da çok güzel. hatta negzel negzel. bir de geçen gün requiem for a dream'i izledim dün. o da pek hoştu. böyle herkesin izlediği filmleri izlememiş olmak kadar kötü bir şey yok azizim. muhabbet döner dolaşır misal sinemaya, filmlere gelir. oradan da doğal olarak herkesin izlediği filmlere ulaşır. herkes "o nasıl güzel bir filmdi!", "o ne oyunculuktu!" gibi yorumlar yaparken siz mal mal konu değişsin diye beklersiniz. yani ben beklerdim. ve bir yerleremi büyütmekle meşgul olduğum şu günleri bu herkesin izlediği ve arkadaş sohbetlerinde konusu dönen filmleri izleyerek geçirmeye karar verdim. ve memnunum da bu durumdan. sonuçta güzel filmler bu filmler. neyse. böyle işte.
bir de şu sıralar yeni bir format çıktı. yani çıktı demiyeyim diye çoğaldı. bir kaç ünlü bir araya geliyor. bir tane de konuk alıyorlar ortaya. sağlı sollu bir şeyler tartışıyorlar. bu programlardan sadece şu an adını hatırlamadığım, müjde ar'lı olanı denk geldikçe izlerdim. zira ben müjde ar'ı çok severim.
bu konuda söyleyeceklerim bu kadar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

naber?